Tarihe Mâl Olmuş ve Ünlü Şahsiyetlerin Biyografileri

KimdirKimdir.com

Hasan Ferit Alnar Kimdir
Hasan Ferit Alnar ..

Hasan Ferit Alnar (d. 1906- ö. 1978)

Besteci

hasanferitanlarUt ve kanun çalan annesinin aşıladığı müzik zevkiyle daha çocuk denecek yaşta kanun çalmağa başlayan Haşan Ferit, henüz on iki yaşlarındayken «kanunî» olarak İstanbul’da büyük ün kazanmıştı.

Önceleri Hüseyin Sadeddin Arel’den armoni, daha sonra Edgar Manas’tan kontrapunto ve füg dersleri aldı. On altı yaşındayken ilk bestesini yaptı (1922); bu, geleneksel teknikte yazılmış teksesli bir operetti. O yıllar İstanbul Sultanisi’nde okuyan Alnar, bir yandan da ailesinin geçimini sağlamak amacıyle geceleri Darüt Talimi Musiki topluluğuyle sahneye çıkıp konserler veriyordu. Yine o sıralar aynı toplulukla Berlin’e giderek alman Polydor firması için birkaç plak doldurdu. Bu yolculuklarından birinde Berlin Yüksek Müzik Okulu müdürü ve besteci Franz Schreker ile tanışan Alnar, çoksesli bestelerinin Schreker’in ilgisini çektiğini görünce, bitirmek üzere olduğu İstanbul Mimarî Akademisi’nden ayrılıp bu okula girmeğe karar verdi. Gerçekten de okuldan ayrıldı ama Berlin’e değil, o sıralar Viyana’da bulunan sınıf arkadaşı Necil Kâzım Akses’in isteğine uyarak Viyana’ya yerleşti (1927). Viyana Devlet Müzik Akademisi’nin bestecilik bölümünde Joseph Manc’ın öğrencisi olan Alnar 1929’-da diploma alınca Oswald Kabasta ile orkestra şefliğine çalıştı. 1932’de bu bölümü de bitirince İstanbul’a dönerek Şehir Ti-yatrosu’nda orkestra şefliği yaptı, Belediye Konservatuvan’nda müzik tarihi dersleri verdi. 1936 yılında Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası’na şef yardımcısı ve Ankara Devlet Konservatuvan’na piyano eşlikçisi olarak atanmış, Ankara’ya yerleşmişti. Bir yıl sonra (1937) Ankara Devlet Konservatuvan’nda bestecilik dersleri vermeğe başlayan Alnar, Praetorius ve Carl Ebert’le birlikte Ankara Devlet Konservatuvarı Tatbikat Sahnesi’nde ilk opera gösterilerini düzenledi. 1946’da Praetorius ölünce Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’nın şefliğine getirildi ve 1952 yılına kadar bu görevde kaldı. Sağlığı elvermediği için o tarihte orkestra şefliğinden aynlan sanatçı, birkaç yıl Ankara Devlet Konservatuvan’nda armoni ve orkestralama dersleri verdikten sonra 1955’te Viyana’ya yerleşti, uzun süre orada yaşadı. O yıllar içinde, konuk şef olarak Viyana Senfoni, Münih Filarmoni ve Stuttgart Radyo orkestralarını yönetti. 1964 yılında tekrar Ankara’ya döndü. Bugün, seyrek de olsa Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile Devlet Operası’nın gösterilerini konuk şef olarak yöneten sanatçı bir ara soprano Ayhan Aydan ile evlenmiş, fakat bu evlilik uzun sürmemişti.

«Türk Beşleri» diye anılan Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kâzım Akses gibi ilk kuşak bestecilerimiz arasında Ferit Alnar’ın ayn bir yeri vardır; teksesli türk müziğinden yetişmiş tek besteci odur. Daha on üç-on dört yaşlarındayken kanunu, kendisine «üstat» dedirtecek kadar iyi çalıyordu. Lisede müzik sınavına girdiği zaman bütün öğretmen ve mümeyyizlerin saygıyla ayağa kalkması, ona soru sormaktan kaçınması, bir lise müsameresinden sonra okulun asık suratlı arapça öğretmeninin «benim ilmim senin ola, senin elin benim ola» diye hayranlığını belirtmesi efsaneleşmiş öyküler değil, birer gerçektir. Teksesli müziğin sınırlı imkânları içinde bunalan sanatçı o yıllar İstanbul Sultanisi’ndeki temsillerde Carmeriden. La Traviata’dan kanunla parçalar çalıyordu. 1926 yılında bestelediği on saz semaisi, makam değişikliklerinin çokluğuyle benzerlerinden ayrılır. Alnar, Marx’la çalıştıktan sonra yazdığı eserlerinde tonal yapının içine alterasyon yoluyle, yani akorun seslerinden bazılarını yarım ton yükselterek ya da alçaltarak makamlarımıza ustaca oturtmayı başarmıştır. Eserlerinin ezgi kuruluşlarında ve ritim yapılarında türk müziğinden geniş ölçüde esinlenmiş olan Alnar, buna karşılık, türkü çok seslendirmelerinin dışında Batı’nın geleneksel müzik biçimlerinden pek ayrılmamış, kanun konçertosundan başka hiç bir eserinde yerel çalgı kullanmamış, hiç bir zaman sade ve basit bir orkestralamanın ötesine geçmemiştir. İlk kuşak türk bestecileri içinde, eski ve yeni eserleri arasında gerek besteleme tekniği, gerek müzik anlayışı yönünden en az fark olan, zamanla en az değişip hamle yapan sanatçı Ferit Al-nar’dır. Son derece sağlam bir kulağı, geniş bir müzik kültürü ve zaman zaman ilginç yorumlan olmasına rağmen, vuruş tekniğinin kaşıklığı ve sertliği yüzünden Ferit Alnar, orkestra yöneticiliğinde müzik yeteneklerine paralel bir yol tutturamamıştır.

Eserleri başlıca
1929    Trio fantezi, piyano, keman ve viyolonsel üçlüsü için
1930    Süit, keman ve piyano için
1930    Türk süiti, orkestra için
1931    İstanbul sokakları, filim müziği
1932    Romantik uvertür, orkestra için
1932    Oyun havaları, piyano için
1932    Yalova türküsü, müzikli sahne oyunu
1932-1933    Sarı zeybek, müzikli sahne oyunu
1933    Yaylı çalgılar dörtlüsü
1935    Prelüd ve iki dans, orkestra için
1935    Sekiz piyano parçası
1938    İstanbul süiti, orkestra için
1943    Viyolonsel konçertosu
1944    Faust için sahne müziği, koro ve orkestra İçin
1948    Üç türkü, soprano ve orkestra için
1949    Namık Kemal, filim müziği
1944-1951    Kanun konçertosu, kanun ve yaylı çalgılar orkestrası İçin
1953    Halıcı kız, filim müziği
1961    Prelüd ve füg, piyano için
1966    Piyonolu üçlü

Reklam Alanı

Biyografi Detayları
  • Burç: -
  • Meslek: -
  • Doğum Tarihi: -
  • Ölüm Tarihi: -
  • Doğum Yeri: -
  • Ölüm Yeri: -
  • Ekleyen: admin
  • Tarih: 16/11/2015
  • Kategori: Müzisyen
  • Görüntülenme: 303

Reklam Alanı

© Kimdir
%d blogcu bunu beğendi: